Bugün sensizliğimin bilmem ki kaçıncı günü. Takvimi yok artık kalbim dediğim alevimin.
Yokluğundan sonra sildim, yırttım, yaktım, yaşadım, öldüm, öldürdüm.. Öldürdüm senli her yanımı.
Gözlerimi açtığımda, bir gecenin yarısına gelmiştim bile. Derken bir ses vurdu kulağıma;
- Kısa bir yalnızlık molası! Devamını okuyun »
Hani vardı ya, bir zamanlar dudağımın kenarında çizgi olmuş otururdu..
Hani karanlıkta ışık tutardı gözlerimden; göreyim/ görüleyim diye..
Hani başka gözleri de ayna ederdi kendine, yalnız kalmasın diye.. Devamını okuyun »
Bugün saçlarımı kestim. Canım çok acıdı..
Bin türlü cefamdan ırak, gözümün beşiğinde büyüttüm; bir bıçak yetti öldürmeye (her şeye yettiği gibi)… Kanadım bolca.. Devamını okuyun »
Merhaba..
Hiç uzatmadan konuya gireceğim çünkü sen alıştırdın beni girişlere ve girerken de açık sözlülüğe..
Durmadan tüketiyorsun beni, farkında değilsin.. Ardıma kaç tane daha benden ekleyip duruyorsun.. Biliyorum, yalnız kalmamdan korkuyorsun veya yarım kalmamdan ama bırak arada ben de yalnız kalayım.. Korkma yaramazlık yapmam, uslu uslu dururum noktanın dibinde..
Neyinedir ’şeref’sizin “Şerefe!” içişi..?
İnsana bahşedilen o büyük ama asla sahip olamadığı nimetin hayaline mi, yoksa ego manyaklığının ruhunu hapsetmişliğine mi..? Devamını okuyun »
Kökümüz çok sağlam olsa da, daha dallanmadan; budaktan çürümeye başlamış ağacımız..
Bir gece, uykumun en haylaz yerini kesti gözümün ardında oynayan bir film.
Düş’tü adı; düştü dilime.. Devamını okuyun »
Bugün, her 18 Mart’ta olduğu gibi, ‘göstermelik‘ saygı gösterisi yapacaklar sizin için, sızlamasın kemikleriniz. Devamını okuyun »
“İstanbul kültürü” denen şey gerçekten var ve bu kültür, İstanbul’da yaşamamış; İstanbul’u yaşamamış kimsede yok. Devamını okuyun »


Dedikodu Kazanı