Şerefe!

 
Neyinedir ’şeref’sizin “Şerefe!” içişi..?
İnsana bahşedilen o büyük ama asla sahip olamadığı nimetin hayaline mi, yoksa ego manyaklığının ruhunu hapsetmişliğine mi..?

Yazık!
Çürümeye dönmüş yüzünü kimi hayatlar…

**
Aç gözünü sabah -hatta hiç kapatma- “Bismillah” demeden kalkarken yatağından, al eline silahını ve “Günaydın!” de sevgiline..
Sonra düş sokaklara -pardon, son model arabana- ve git bir yetim kapıya.. Dilencide bile olmayan bir yüzsüzlükle, vermiş olduğun kabadayılık hizmetinin bedelini iste.. Alamazsan bedelini, şikayet et sevgiline.. O alsın..

Ben yapmadım, sevgilim yaptı..!

..
Gece bir meyhanede, iç ” şerefe “….

**
Aç gözünü sabah -hatta hiç kapatma- “Bismillah” demeden kalkarken yatağından, dön karına, sor o her zamanki içten tavrınla;

Nerede ulan benim kahvaltım?!

Büyük aşkının ve erkekliğinin gücüyle büyüle “eş’ siz” eşini, çiçeklerle beze hayatını mor, kırmızı, siyah ..
O da şükretsin sana ve Tanrı’ya;

Ölmedim! Şükürler olsun ölmedim bugün de..!!

Sonra çık “ateşten sıcak ev”inden, git işine -pardon, dost(!)una- ve kimsede olmayan bir aşk ile vermiş olduğun erkeklik hizmetinin bedelini iste.. Alamazsan bedelini, ….

Yok, alırsın korkma!!

Biz dostuz!!

..
Gece bir meyhanede, iç “şerefe“….

**
Aç gözünü “Şerefe!”..
Yum gözünü “Şerefe!”..

Nasıl olsa kalmadı diyecek laf
“Şerefine!”..

’09

All original content on these pages is fingerprinted and certified by Digiprove