
Tuzla,
Buzla yıkanmış
Göğsümde yıllanmış
Haydi doldur kadehine!
Bilge OĞHAN’08
‘moRyEL..’

Tuzla,
Buzla yıkanmış
Göğsümde yıllanmış
Haydi doldur kadehine!
Tam 11 sene önceydi. Gecenin bir yarısı, uykunun da en tatlı yerinde, “Kıyamet dedikleri bu olsa gerek!” diyerek doğruldum ranzamın üst katında. Net olarak duyabildiğim tek şey, annemin uğultuya karışmış cılız sesiydi: -Çocuklarım! O kadar karanlıktı ki, annemle babamın odamıza girdiğini fark edemedim bile. Duvara sıfır ranzamın, duvarla ranza arasına düşebileceğim kadar açılıp duran mesafesini gördüğümde endişelenmeyi gerektiren [...]
“140 karakter”e sığdıramadıklarım..
Bazı şeylerin tadı önce damakta kalıyor, sonra hiç kalmıyor (ya da tadını kaçırıyorlar). Bu vb. nedenler ile, uzun süren sıkıntılı bir dönemin ardından, yine beni çok sıkmaya başladığını hissettiğim ve 2007 yılından bu yana kullandığım Facebook hesabımı dondurmuş bulunmaktayım. Hatta öyle sıktı ki şu “sosyal alem” muhabbetleri, Facebook’a oranla daha kısa süredir ama daha keyifle [...]
Bugün sensizliğimin bilmem ki kaçıncı günü. Takvimi yok artık kalbim dediğim alevimin. Yokluğundan sonra sildim, yırttım, yaktım, yaşadım, öldüm, öldürdüm.. Öldürdüm senli her yanımı. Boğazım düğümlendikçe sustum, sustum, sustum.. Sustun! Sesin yabancı, bakışın yabancı, sözlerin yalancı, varlığın yalancı… En gerçeğimdin doymak bilemediğim, özledikçe büyüttüğüm, ufkumca sarıldığım her an, kokusuna uyandığım, her şeyimdin. Şimdi ‘sen gerçeğim‘in [...]
Gözlerimi açtığımda, bir gecenin yarısına gelmiştim bile. Derken bir ses vurdu kulağıma; – Kısa bir yalnızlık molası! Uzun zaman olmuştu bir yolculuğa çıkmayalı. Bitmesini hiç istemezken, diğer yanım da, “Artık inmek istiyorum!” diye haykırıyordu. Severdim alıp başımı gitmeleri ama korkuma da yenilirdim; döndüğümde hiçbir şey/ kimse kalmazsa veya gittiğim o şehirlere dek, aldığım başımı taşıyamazsam [...]
Tanrım, Mutluluğu Nereye Sakladın?
Hani vardı ya, bir zamanlar dudağımın kenarında çizgi olmuş otururdu.. Hani karanlıkta ışık tutardı gözlerimden; göreyim/ görüleyim diye.. Hani başka gözleri de ayna ederdi kendine, yalnız kalmasın diye.. Elinde elma şekeri, bir çocuk geçerken sokaktan, hani atıverirdi kendini ortaya “Ben de buradayım!” diye.. Oynaşırdı onlarla, eli yüzü şeker bulaşığı… Anlamsız yüzlerce kelimelerle, dünyanın en güzel [...]
| © 2010 moRyEList | Suffusion WordPress theme by Sayontan Sinha |
Dedikodu Kazanı