Bir Cümle Dile Gelmiş ve…

Merhaba..

Hiç uzatmadan konuya gireceğim çünkü sen alıştırdın beni girişlere ve girerken de açık sözlülüğe..

Durmadan tüketiyorsun beni, farkında değilsin.. Ardıma kaç tane daha benden ekleyip duruyorsun.. Biliyorum, yalnız kalmamdan korkuyorsun veya yarım kalmamdan ama bırak arada ben de yalnız kalayım.. Korkma yaramazlık yapmam, uslu uslu dururum noktanın dibinde..

Nokta dedim de, aklıma geldi.. Hiç anlamıyorum, sen neden bitirmiyorsun beni? Hep iki nokta, hep iki nokta “..”.. Ya bitir ya uzat uzatacağın kadar ama ben böyle yarım kalıyorum be arkadaş! Başım dönüyor.. Nereye gideceğini bilmemek gerçekten çok kötüymüş, sanırım anlamaya başlıyorum insanları.. Bak yine aynı şeyi yaptın! Yok yok şikayet değil bu, senin içinden gelmiş, ben de yazıverdim işte..
Sana çok bencil olduğunu söylemek istiyorum (
kızma sakın, konuşma özgürlüğüne sen alıştırdın beni.. Parantezler arasında da nasıl özgürlük oluyorsa.. Neyse.. ) Bencilsin çünkü beni kullanıyorsun, kendin konuşmuyorsun.. Ben ne yazarsam, sen o oluyorsun sonra ama ne zaman başına iş açılsa benim yüzümden, hıncını yine benden alıyorsun.. Canımı acıtıyorsun sivri sivri konuşup.. Dur! Yanlış anlama, kızmıyorum sana.. İyi ki yapıyorsun bunu yoksa bir gün ben de fena patlar, kırarım kalbini.. Kim bilir, belki de bilinçliyimdir başını ağrıtırken.. Önce “oh olsun” diyorum çünkü halini görünce ama sonra üzülüyorum.. 

Üzülmek deyince de aklıma bir şey geldi yine.. Sahi, sen beni artık görüyorsun, değil mi? Dur bak güleyim sana;  : )
Ne tatlıyım, değil mi?

Üzülünce de böyle oluyorum;  : (
Şu surata bak, tipsiz şey beni.. Ne tuhaf bir şeklim varmış benim.. Olsun ama, eskiden bu kadar da yoktum, biraz büyümüşüm sanırım.. Bir gün hayalimdeki şu bedene de kavuşur muyum dersin?

 O
/||\
/  \

Tamam tamam.. Ben yine olduğum gibi kalayım, kızma..

Daha bitmedi sana yazdıracaklarım, gitme hemen..
Bazen beni öyle gıdıklıyorsun ki, gülmeden duramıyorum.. Görüyorum sonra halime gülen yüzleri, bazen yüzlerce oluyorlar.. Şaklaban oldum zaten elinde; sen nereye çekersen, ben oraya..
Dur dur daha en önemli yere geliyoruz.. (
Sıkıştırmasana beni ikide bir parantezler içine, geliyoruz dedik ya..)

Hani bazen, konuşuyorsun ya benimle –sadece benimle- işte seni en çok o zaman seviyorum.. Neden, biliyor musun? (Soruya bak, biliyorsun tabii ve yazdıracaksın bile şimdi..) Seviyorum çünkü bana aşkı anlattırıyorsun bazen.. Özlediklerini.. Hatta öyle ki; “Sır gibi yaz!” diyorsun, ben yazıyorum ve ikimizden başka kimse anlamıyor bizi.. İşte seni en çok bu zamanlarda seviyorum..

Birbirimizden başka kimseye ihtiyacımız olmadığını anlıyorum..
Seni tanıyorum biraz daha.. Bir olduğumuzu hissediyorum.. Sana ait olduğumu ve beni aslında çok sevdiğini.. Mutluyum senin ellerinde.. Teşekkür ederim sana bitmeyen cümlelerimle..
Kızdırsam da bazen seni, beni hiç bırakma olur mu??

Ben susuyorum şimdi..
Haydi yaz beni yine..

 

Bilge OĞHAN’08
‘moR biR yEL..’

All original content on these pages is fingerprinted and certified by Digiprove