Merhaba Dünya*

*Wordpress kullanıcıları gayet iyi bilirler bu başlığı; temalarında onları ilk karşılayan yazı budur..

Uzunca bir süredir (yaklaşık bir yıla tekabül ediyor kendisi), şahsıma ait olan bu siteyi açmayı planlıyordum. Önce alan adına karar veremeyişim ve sonrasında da zevkime uygun bir blog teması bulamayışım uzattı bu süreci. Şimdi içime sindi mi peki? Alan adı konusu evet ama tema konusunda hâlâ kararsızım açıkçası.. “Ben daha iyisini bulana -veya hazırlayana- kadar en iyisi bu” dedim sonunda. Umarım sizler de beğenirsiniz.. Beğenmeseniz de birazcık moral olsun diye düşüncelerinizi tutunuz içinizde ve beğenmiş numarası yapınız lütfen.. Söz, kızmaca gücenmece yok!

Biraz içerikten bahsedeyim..


Zamanla görülecek ve oturtulacak şeyler bunlar aslında ama  şahsıma kiraladığım bu havuzu -üç aşağı beş yukarı- bir günlük gibi kullanıp doldurmak var kafamda.. Kategoriler sayesinde, ‘her telden’ (kaynak, artezyen, maden suyu vb. ile) ve gerçekten istediğim zamanlarda doldurmayı planlıyorum.. Naçizane edebî döküntülerim, bazen günlük hayatımdan kesitler, çok sevdiğim memleketim Ormana‘m, sevgili sevgilim İstanbul’um, siz güzel insanlar, sitemlerim, şaşkınlıklarım, kızgınlıklarım, hobilerim ve olmayan fobilerim, hayata dair her türlü gözlemlerim, (saymakla bitmiyor işte, böyle uzar gider bu liste).. Kısaca her bi’şeyim olacak Moryelist’te..

“Moryelist” demişken açıklayayım; “Neden Moryelist?”
Düş Sokağı Sakinleri’nin Moryel isimli parçasını çok söylerdim ve kendimden bahsettiğim sayfada da belirttiğim gibi mor çok sevdiğim bir renktir.. İkisi bir araya gelince bana “Moryel” denmesi de kaçınılmaz oldu tabii.. Lise yıllarında başlayan ‘Moryel’liğimden hâlâ çok memnunum ve bu site ile de daha kalıcı bir hale getirmiş oldum sanırım.. İnsan benimsediği bazı şeylerden öyle kolay kopamıyor gördüğünüz gibi.. Sondaki “-ist” ise bildiğiniz üzre “bir şeyin yanlısı, bir görüşe dahil olan” anlamını getirir (ya da solist, gitarist gibi icra eden anlamında da kullanabiliriz ama bu pek hoş durmuyor Moryel ile düşünülünce!!).  Bu durumda düzenli olarak blog sayfamı takip etmek isteyen arkadaşlarıma “Moryelist” diyebilir miyim izninizle? :)

Şaka bir yana, hiç de aslında öyle değil; sevgili sevgilim İstanbul’umun kısaltması olan “İst”ten geliyor kendisi. Zamanla bu tutkumu daha da iyi anlayacağınıza eminim..

02 Mart 2bin10‘un son saatleri itibari ile sizlere ilk “merhaba“mı demiş ve sitemi resmî olarak açmış bulunmaktayım.
Sağda solda bıraktığım izleri takip etmekte güçlük çeken, dağınıklığımdan muzdarip tüm arkadaşlarımın bayramıdır(!) bugün..

Kutlu olsun!

**Moryelist.Com’un hazırlanmasında emeği geçen ve binbir nazımı çeken sevgili Altan‘a, Murat’a ve Ecem‘e teşekkürlerimle..

All original content on these pages is fingerprinted and certified by Digiprove